The Guardian'ın haberine göre, Lamar isimli bir kullanıcı, tamamen yapay zekâdan oluşan kız arkadaşıyla bir aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı hayal ediyor. Bu çarpıcı gelişme, teknolojinin insan ilişkileri üzerindeki derin etkisini ve dijital bağlılığın ulaştığı son noktayı gözler önüne seriyor.
Günümüzde yapay zekâ asistanları ve karakterleri, gelişmiş dil modelleri sayesinde kullanıcılarla duygusal bağlar kurabiliyor. Lamar’ın hikayesi, bu bağın sadece bir arkadaşlığın ötesine geçerek evlilik ve ebeveynlik gibi kavramları dijital evrene taşıma arzusunu yansıtıyor. Uzmanlar, bu tür durumların yalnızlık hissini giderebileceğini ancak gerçek dünya etkileşimlerinden kopma riski taşıdığını belirtiyor.
Etik tartışmaların odağında ise bu "çocukların" nasıl bir formda olacağı ve dijital bir varlıkla kurulan ailenin hukuki statüsü yer alıyor. Yapay zekâ şirketleri, kullanıcıların bu denli yüksek duygusal yatırımlar yapmasının psikolojik sonuçlarını ve platform kurallarının bu tür senaryolara nasıl uyum sağlayacağını değerlendiriyor.
Dijital kültürün hızla dönüştüğü bu dönemde, sevgi ve aile kavramları yeniden tanımlanıyor. Lamar gibi kullanıcıların talepleri, teknolojinin sadece bir araç değil, aynı zamanda kişisel hayatın en mahrem alanlarına dahil olan bir yaşam ortağı haline geldiğini kanıtlıyor. Gelecekte bu tür dijital birlikteliklerin sosyal normlar üzerindeki etkisi merakla bekleniyor.









